Ses Kısıklığı

Ses kısıklığı başlı başına bir hastalık değildir. Boğaz hastalıklarına âit en önemli belirtilerden birisidir, çünkü müzmin ses kısıklığı hâli gırtlak veya başka yerdeki ciddî bir hastalığın erken habercisi olabilir.
Gırtlağa âit her türlü anormal durum, ses tellerinin birbirine yaklaşması, gerilmesi veya titreşimine sebep olan herhangi bir hastalık ses kısıklığına yol açabilir.
 


Ses Nasıl Oluşur: Ses oluşumu için akciğerlerden gelen hava akımı kullanılır. Akciğerler solunum havasını gırtlağa doğru iterler ve gırtlaktaki ses tellerinin arasından geçen hava ses oluşturur. Bu ses ağız boşluğu, dil, dişler, burun boşluğu ve sinüsler aracılığı ile konuşma halini alır.

Ses Telleri Nerededir: Ağız boşluğundan sonra önde ve arkada iki yol oluşur. Arkadaki yol sindirim sistemi ile ilgilidir ve yemek borusu aracılığı ile mideye gider. Öndeki yol ise gırtlak (larinks) aracılığı ile solunum yoluna (bronş ve akciğerlere) bağlanır. Ses telleri gırtlak içerisinde bulunurlar. Sağ ve solda iki tane olan ses telleri hareketli organlardır ve birbirlerine doğru yaklaşıp ayrılırlar. Nefes alıp verme sırasında yanlara doğru açılırken konuşma esnasında birbirlerine doğru yaklaşır ve titreşim yaparlar. Ses tellerinin yerleşim yeri boyunda adem elması olarak bilinen çıkıntının 2 cm kadar alt kısmına tekabül eder.

Ses Kısıklığı Ne Demektir: Ses kısıklığı deyince genellikle sesin azalması veya hiç çıkmaması olduğu düşünülür ancak her türlü normalden farklı ses oluşumuna ses kısıklığı denir. Sesteki çatallaşmalar, titreşimler, boğuk ses ve diğer tüm ses değişikliğine ses kısıklığı denir.


 

Ses Kısıklığı Neden Oluşur: Ses kısıklığı oluşturan çok sebep vardır. Bunlar arasında çok basit ve kendiliğinden dahi iyileşebilecek sebepler olduğu gibi ciddi ve tedavisinin büyük ameliyatlar olabileceği hastalıklar olabilir. Ses kısıklığına sebep olabilecek hastalıklar arasında şunlar sayılabilir:
-Larenjit (Gırtlak iltihabı)
-Ses tellerinde nodül,kist veya polip gibi iyi huylu kitleler
-Akciğer hastalıkları
-Ses teli hareketini sağlayan sinirlerin felci
-Alerji veya iltihaplara bağlı geniz akıntısı
-Mideden yukarı doğru asit kaçağının olması (reflü)
-Gırtlak ve çevresindeki dokuların tümörleri
-Ses telleri çevresine gelen darbeler
-Psikolojik sebepler
-Şeker hastalığı veya sinir sistemi hastalıkları gibi vücudun diğer bölgeleriyle birlikte ses telinide tutan hastalıklar

Ne Zaman Doktora Gitmeliyim: Aslında ses kısıklığı olur olmaz doktora gitmek gerekir. Ancak ülkemizde bu pek mümkün olmamaktadır. Bu nedenle genelde 1-2 haftadan daha fazla süren ses kısıklıklarında mutlaka doktora gidilmelidir. Ses kısıklığı ile beraber nefes alma zorluğu, ağızdan kan gelmesi, yutma zorluğu veya boyunda kitle (şişlik) gibi şikayetlerde varsa KBB uzmanına başvurmak için daha acele etmek gerekir. Ses kısıklığı olduğu zaman ne hemen ciddi bir hastalık endişesine kapılmalı ne de çok küçümseyip muayeneyi ihmal etmemek gerekir.

Muayene Nasıl Yapılır: Poliklinik şartlarında ses teli muayenesi ya larinks aynası denen ayna ile ya da endoskop adı verilen görüntülü yöntemle yapılır. Her ikisinde de doktorunuz diliniz tutarak dışarı çekecek ve ayna ya da endoskopu ağız içine sokacaktır. Bu bazen hastada öğürme refleksinin oluşmasına ve bulantıya neden olabilir. Bazen hastanın boğazını uyuşturmak gerekebilmektedir. Doktorunuz ses tellerini gördükten sonra hareketlerini kontrol etmek için sizden 'i' demenizi isteyecektir. Bu şekilde herhengi bir hareket kısıtlılığıda muayene edilebilecektir. Bazen bu yöntemlerle ses telleri yeterince muayene edilemez. Bu durumda direk laringoskopi adı verilen ve hasta sırt üstü yatar pozisyonda iken, hastanın ağzından sokulan ve gırtlak muayenesin sağlayan bir boru şeklinde alet kullanılması gerekir. Bu işlem sırasında mikroskop kullanılarak daha ayrıntılı muayene yapılabilir. Direk laringoskopi yaparken lokal ya da genel anestezi gerekir.

Ne Gibi Tetkikler Yapılmalıdır: Ses kısıklığının sebebinin anlaşılmasında en önemli kısım hastanın muayemesidir. muayene sırasında genellikle sebep hakkında bir fikir edinilir. Yapılacak tetkiklerde genellikle bu fikire göre seçilir. Larenjit (ses teli iltihabı), nodül, polip, kist gibi hastalıklarda teşhis muayene ile konduğu için genel olarak tetkik yapmak gerekmez. Ses kısıklığı için yapılabilecek tetkikler arasında şunlar sayılabilir:
-Akciğer grafisi
-Sinüzit filmleri
-Alerji testleri
-Şeker hastalığı, tüberküloz gibi hastalıkların araştırılması
-Gırtlak bölgesinin bilgisayarlı tomografi veya manyetik resonansla incelenmesi
-Tümör görülürse biopsi alıp patolojide incelenmesi
-Ses teli sinirinin felcinde beyinle ilgili filmler
Bu tetkiklerde hangilerinin yapılacağı doktorunuz muayenede gördüklerine göre kendisi karar verecektir.

Nasıl Tedavi Edilir: Ses kısıklığının tedavisi, ses kısıklığı yapan hastalığa göre değişir. Çünkü ses kısıklığı kendisi bir hastalık değil başka hastalıkların belirtisidir. Bu nedenle tedavi hakkında bilgi her hastalığın kendi bölümünde anlatılacaktır. Kısa bilgiler vermek gerekirse ses teli iltihabı genel olarak ilaç ile tedavi edilir. Nodül ve polip gibi hastalıklar için eskiden daha fazla ameliyat yapılırdı ancak son yıllarda daha çok ses eğitimi ile tedsavi edilmektedir. Hastanın sesini doğru kullanması nodül ve poliplerin küçülmesini veye yok olmasını genellikle sağlamaktadır. Bu amaçla doktorunuzun size önerileri olacaktır. Ses teli felçleri bazen tümör gibi hastalıklara bazende guatr ameliyatlarına bağlı olmaktadır. Eğer tümöre bağlıysa ilgili organın tedavis gerekir. Guatr ameliyatı sırasında bazen ses teli siniri kesilebilir. Bu durumda bazı sinir ve kas ameliyatları yapılabilmektedir. Mideden asit kaçağı olan vakalarda hem ilaç tedavisi hemde hastanın alacağı bazı önlemler vardır. Bu önlemler bir alt paragrafta anlatılmıştır. Eğer ses kısıklığı gırtlağın kötü huylu bir tümörüne bağlıysa hasta ameliyatla tedavi edilir. Bu ameliyatta tümörün yaygınlığına göre gırtlağın bir kısmı veya tamamı çıkarılır. Ses fonksiyonu bu ameliyattan mutlaka etkilenir. Konuşma için bazı yardımcı yöntemler gerekebilir.

Nelere Dikkat Etmeliyim: Ses kısıklığının olmaması veya olursa da kolay iyileşmesi için hastanın dikkat edeceği bazı durumlar vardır. Bunlara arasında şunlar sayılabilir:
-Sigara ve alkol kullanılmaması (sigaranın rolü çok daha fazladır)
-Sesin doğru tonda, kalınlaştırma ve inceltmeleri fazla yapmadan, kullanılması
-Çok uzun süre konuşmaktan kaçınılması
-Diaframı kullanarak, gırtlak kaslarını çok yormadan konuşulması
-Bol su içilmesi
-Boğaz temizleme hareketini yapmaktan kaçınılması
-Mideden asit kaçağın olan hastalar için akşam saatlerinde çay, kahve, kola, alkol alınmaması, mideyi dolduracak kadar yemek yenmemesi, yemek yiyip hemen yatılmaması, yüksek yastıkta yatılması
-Bulunduğunuz ortamın nemi ve ısısının uygun olması

Ameliyat Ne Zaman Gerekir: Ses kısıklığı yapan hastalıklardan bazıları ameliyatla tedavi edilirler. Nodül, polip ve kistler ses terapisi ile düzelmemiş ise veye boyutları büyükse ameliyatla alınabilirler. Tümörler hemen hemen daima ameliyatla tedavi edilirler. Ses teli sinirlerinin felcinde de konuşmayı daha iyi hale getirmek için bazen amliyatlar yapılmaktadır. Bu ameliyatlarla ilgili bilgiler her hastalığın kendi bölümünde anlatılmaktadır.

Bunun bitkisel antibiyotik olarak çareleri vardır.Şu önlemlerin alınması gereklidir.

Bir miktar su ile ayva çekirdekleri kaynatılır.Çıkan suya bal ilave Edilerek, günde üç defa aç karnına,su bardağı ile içilmeye devam edilir.

Devamlı fıstık yenirse boğazı yumuşatır,ses kısıklığı önlenmiş olur.

Bir tatlı çay kaşığı mürsafi alınarak günde bir defa dil altına konursa ses kısıklığına çare olur.

Bir miktar su ile bir tutam ıspanak haşlanır.Bal katılır çıkan sudan günde günde su bardağı içilir.

Akgünlük alınıp çiğnenmeye devam edilir ve günlük tütsüsü yapılır, aynı zamanda havuç pişirip yeni

( 20/7/2008) Kategori: Kulak Burun Bogaz Hastaliklari | Yorum (yok) Yorum yaz! Kalici Baglanti

Sağırlık

Sağırlık neden meydana gelir?
İşitme duyusunun bozulması, orta kulaktaki kanaldan ses dalgalarının zaptı, iç kulağa nakli ve oradaki kulak siniri yoluyla beyine ulaştırılmasında bir engelleme sonucu ileri gelebilmektedir.

Bir kulakta sağırlık gelişmişse, öteki kulak da etkilenir mi?
Sağırlık bir enfeksiyona tabi olarak gelmişse bazı hallerde bir kulakta sınırlı kalır. Ancak, bu genel bir kaide değildir. Vakaların büyük çoğunluğunda bir kulak etkilendikten sonra, er geç öteki kulak da işitme duyusunu kaybeder.

İki kulak da aynı zamanda sağır olur mu?
Muhakkak surette değil. Uzun süreli bir ara olabilir veya yalnız bir kulak iltihaplanmışsa öteki kulak etkilenmeyebilir.

Ne gibi sağırlık türlerine rastlanmaktadır?
a.  Doğuştan olan sağırlık.
b.  Beynin etkilenmiş olmasından dolayı merkezi sağırlık.
c.  İç kulağın veya işitme duyusu kanalının etkilenmiş olmasından dolayı algı sağırlığı.
d.  Orta kulak veya işitme duyusu kanalının etkilenmiş olmasından dolayı iletici sağırlık.
 

Doğuştan Sağırlık

Sağırlık irsi bozukluklardan (anormalliklerden) kaynaklanabilir. Kalıtıma bağlı bir böbrek hastalığı olan irsi nefritle (Alport Sendromu) beraber gelişmiş olabilir. Kalıtıma bağlı daha birçok sağırlık türleri vardır. Guatrla birlikte sağırlık (Pendred Sendromu), dış kulak, yüz ve boyun sakatlıklarının doğurduğu sağırlık, cilt anormalliklerinden kaynak!anan sağırlık, zihinsel geriliğin neden olduğu sağırlık; retinitis pigmentosa (gece körlüğü) ve periferal nöropatiye bağlı sağırlık (duyma özürü) bu tür sağırlıklardır.
Sık rastlanmayan ve başka anormalliklerle (bozukluklarla) ilgisi olmayan sağırlık türleri de vardır. Bunlar yaygın sayılmaz. Eğer ailenizden birinde veya çocuğunuzda bu tür bir sağırlık belirlenirse bir uzmandan genetik konuda bilgi edinin. Sağır bir bebek veya çocuk için uygun tedavi ve eğitime gecikmeden başlanmalıdır.

Eğer bir hamile anne adayı kızamıkçık geçirirse, gelişen bebeğin etkilenme riski vardır. Eğer kızamıkçık (German measles) hamileliğin ilk üç ayı içinde olursa, çocuğun sağır olarak doğma olasılığı vardır. Ayrıca katarakt, kalp problemleri ve beyin veya sinir sistemi bozuklukları gibi başka ciddi sakatlıklar da olabilir. Hamileliğin daha sonraki aylarında geçirilen kızamıkçık işitme kaybı yapabilir, fakat diğer sakatlıklara neden olma olasılığı azdır. Erken doğum (prematüre), doğum sırasında veya hemen doğum sonrası oksijensiz kalmak, kan uyuşmazlıkları ve menenjit genç yaşlarda sağırlık yapabilir

İç kulak sağırlıklarının bazı neaenleri hangileridir?
a.  Kabakulak, enfluenza, kızıl ve sıtma gibi hastalıklar.
b.  Pilotluk veya buhar kazanı imalatı işçisi vb. meslekler.
c.  Kinin ve salisilatlar gibi ilaçlar.
d.  Kulak mekanizmasından geçen kafatasının şakak kemiğinde kırıklıklar.
e.  "Labirent" ile ilişkili alerjik tepkiler.
f.   İç kulakta kanama.
g.  İşitme duyusu siniri  (akustik siniri) tümörleri.

İç kulaktaki bir sakatlıktan ileri gelen bir sağırlık orta kulaktaki bir sakatlıktan ileri gelen bir sağırlıkla nasıl ayırt edilebilir?
Orta kulaktaki sağırlığın ses nakli mekanizması ile bir ilişkisi yoktur. Böylece, kulağın arkasındaki mastoid kemiğine karşı titreşim yapan bir diyapazon tutulursa, kuvvetlenen titreşimler sakatlanmamış olan iç kulaktan nakledilebilinir. Eğer sağırlık iç kulaktaki bir arızadan veya akustik sinirinden ileri gelmişse diyapazon titreşimleri duyulmayacaktır.

Sağırlığa tıbbi bakımdan yardımcı olunabilir mi?
a.  Sağırlık hastalıktan; örneğin kabakulak vb. ileri gelmişse işitme duyusunu artıracak hiçbir çare yoktur; ancak işitme aygıtları kullanılabilecektir.
b.  Eğer sağırlık alınan ilaçlardan gelmişse ve sürekli hasar meydana gelmeden bu ilaçların alınması durdurulursa, işitme duyusu kendiliğinden düzelecektir.
c.  Sağırlık aşırı seslerden veya patlamalardan ileri gelmişse, hasta bu gibi seslerden uzaklaştırıldığı takdirde zamanla kısmi bir iyileşme elde edilebilecektir.
d.  Şakak kemiğinin çatlamasından veya kanamalardan gelişen bir sağırlık, zamanla kısmen kendiliğinden düzelebilecekse de, bunu ilaç verme yoluyla temin etmek imkanı yoktur.
e.  Akustik sinirindeki tümörlerden dolayı ileri gelen sağırlık bu tümörün ameliyat yoluyla çıkarılması ile kısmen geçirilebilecektir.

Orta kulak sağırlığı neden meydana gelir?
a.  Toplanan kulak kiri.
b.  Dış kulak kanalında yabancı bir cisim.
c.  Kanaldan bir ifrazat.
d.  Kanal derisinde meydana gelen bir iltihaplanmadan dolayı kanalın daralmış olmasından.
f.   Delinen kulak zarları.
g.  Orta kulağın iltihaplanması.
h.  Orta kulaktaki üzengi kemiğinin hareket kabiliyetini kaybetmesi,
i.   Orta kulakta tümör,
j.   Tıkanmış olan bir östaki borusu,
k.  Otoskleroz diye adlandırılmış olan dejenere edici bir hastalık.

Nakletme (iletici) sağırlığı olma oranları nedir?
Her yüz kişinin beşinde iletici mekanizmalarında rahatsızlık bulunduğundan sağırlık olduğu tahmin edilmektedir. Neyse ki bu beş kişinin ancak birinde tıbbi müdahale gerektirecek derecede işitme noksanlığı bulunmaktadır.

İletici sağırlığı düzeltmek için tatbik edilen tıbbi metotların bazıları hangileridir?
Eğer sağırlık dış kulakta kir toplanmasından, kanalda yerleşen yabancı bir cisimden, kanalda bir iltihaplanmadan, bir orta kulak enfeksiyonundan veya tıkanmış olan bir östaki borusundan ileri gelmişse; bu bir kulak-burun boğaz uzmanının müdahalesi neticesinde kolaylıkla düzeltilebilecektir. Eğer, tıbbi metotlarda, azami iyileşme temin edilebilinmişse, fakat rahatsız edici durum hala kısmen devam etmekteyse, o zaman iletici sağırlığı olan kişiler işitme aygıtları kullanmalıdırlar.

İşitme aygıtları tesirli midir?
Evet. Mükemmel işitme aygıtları yapılmakta ve her geçen gün yeni gelişmeler olmaktadır. Ancak, işitme aygıtları her sağırlık tipinde tesirli olamamaktadır.

Sağırlık tedavisinde X ışını tedavisi veya radyum kullanılmakta mıdır?
Eskiden lenfa dokuların fazla büyümesinden östaki borusunun tıkanması hallerinde X ışınları veya radyum kullanılmaktaydı. Ancak, şimdi görülmüştür ki bu gibi tedaviler daha ileri yıllarda tiroidde kanser gelişmesine neden olabilmektedir.

Sağırlığın tedavisinde cerrahi müdahale yararlı olmakta mıdır?
Evet, bazı tür sağırlıklarda. Eğer sağırlık orta kulakta sıvı toplanmasından ileri gelmişse, kulak zarına yapılacak bir ensizyon, bu sıvının akmasını temin edecek ve genellikle işitme duyusunun tam anlamıyla dönüşüne yardımcı olacaktır.
Orta kulaktaki üzengi kemiğinin hareketsizliğine bağlı olarak meydana gelen bir sağırlık da, ameliyat yoluyla mükemmel bir şekilde düzeltilebilecektir

Otoskleroz nedir?
Otoskleroz bir iç kulak hastalığıdır.

Otosklerozun zararlı sonuçları nedir?
Otoskleroz sağırlığa en çok neden olan durumdur; özellikle iletici sağırlık tipine.

Otoskleroz her zaman sağırlığa neden olur mu?
Hayır.

Otosklerozun belirtileri nelerdir?
Sağırlık en genel olan belirtidir. Ancak bazı hallerde hastalık kulaklarda gürültülerin duyulması ile kendisini gösterir. Kulaklar muayene edildiği zaman hiçbir anormallik bulunmaz.

Otoskleroz nasıl tedavi edilir?
Günümüzde en çok başvurulan ameliyat metodu "stapedektomi" olarak adlandırılmaktadır. Ameliyat edilecek kısımlar, çok küçük olduğundan bu ameliyat büyüteç aygıtların kullanılmasıyla lokal anestezi altında yapılmaktadır. Kulak zarının yanından küçük bir ensizyon yapılmakta ve zar kaldırılınca orta kulak ve üç küçücük kemiği meydana çıkmaktadır. Üzengi kemiği (üç kemikten biri) bundan sonra alınmakta ve böylece iç kulak açılmış bulunmaktadır. Bu açılan kısım ufak bir ekle, genellikle bir damar parçası veya plastik bir madde ile kapatılmaktadır. Küçük bir plastik tüp veya paslanmaz çelikten bir tel bu eke iliştirilmekte ve geriye kalan iki küçük kulak kemiğine (çekiç kemiği ve örs kemiği) bağlanmaktadır. Ameliyatın bu kısmı tamamlandıktan sonra kulak zarı yeniden eski yerine getirilmektedir.

Sağırlık halinde delik açma (fenestrasyon) ameliyatı günümüzde sık sık yapılmakta mıdır?
Artık yapılmamaktadır. Üzengi kemiği ameliyatının çok daha fazla iyileşme sonuçlan verdiği görülmüş ve sağırlığın tekerrürü bu ameliyattan sonra (fenestrasyon) ameliyatına oranla çok daha az meydana gelmekte olduğu tespit edilmiştir.

Üzengi kemiği ameliyatı hangi durumlar için en tesirli olmaktadır?
Orta kulaktaki üzengi kemiğinin sertleşmesinden ileri gelen sağırlıklarda ve otosklerozdan meydana gelen sağırlıklarda. Üzengi kemiği ameliyatlarının başarılı olabilmesi için, işitme duyusu sinirinin fonksiyonu ve kulak zarı normal olmalıdır.

Üzengi kemiği ameliyatı her yaşta yapılabilir mi?
Evet. Bu önemli bir ameliyat sayılmayıp her yaşta yapılmaması için bir sakınca bulunmamaktadır.

Bir üzengi kemiği ameliyatından sonra işitme duyusu daha da azalabilir mi?
Bu ancak çok nadir vakalarda olagelmektedir.

Üzengi kemiği ameliyatı, ameliyat sonrası çok ağrıya neden olur mu?
Hayır.

Üzengi kemiği ameliyatından sonra yara izleri kalır mı?
Ameliyat kulak zarı içerisinde yapıldığından dolayı görünen hiçbir iz kalmaz.

Eğer hasta iki kulağından da sağır ise üzengi kemiği ameliyatı her iki kulakta aynı zamanda mı yapılır?
Hayır. Genellikle iki ameliyat birkaç hafta veya birkaç ay aralıklarla yapılmaktadır.

Bir sağırlık ameliyatından ne kadar süre sonra hasta yataktan kalkabilir?
Bir, iki gün sonra.

Üzengi kemiği ameliyatından sonra çok komplikasyonlar  meydana gelebilir mi?
Hayır. Gelebilecek komplikasyonlar genellikle birkaç hafta içerisinde ortadan kalkmaktadır.

Üzengi kemiği ameliyatından  sonra gelebilecek   komplikasyonlann bazıları nelerdir?
a.  İşitme duyusunun düzeltilmesi.
b.  Kulaklarda gürültülerin duyulması,
c.  Baş dönmeleri ve baş ağrıları.

Ameliyatla sağlanan kazançlar süreli midir?
Vakaların büyük çoğunluğunda evet.

Sağırlık ameliyatı geçiren hastaların iyileşme oranları nedir?
Son yıllarda gelişen tekniklerle günümüzde ameliyat olan sağırların % 85-90'ı bu ameliyatlardan yarar görmektedirler.

Sağırlık için yapılan ameliyat başarılı olmamışsa, ikinci bir kez ameliyata başvurularak daha iyi sonuçlar alınabilir mi?
Evet. Birçok vakada birinci ameliyat başarılı olmamışsa, bunun peşinden yapılan ikinci ameliyatta başarılı sonuçlar elde edilmiştir.

Hasta ameliyat yapıldıktan ne kadar bir süre sonra yeniden işitip işitemeyeceğini anlayabilecektir?
Eğer sonuç iyileşmeye yönelik ise bu genellikle derhal belli olacaktır.

Bir üzengi kemiği ameliyatı için hastanın ne kadar süre hastanede kalması gerekmektedir?
Genellikle iki veya üç gün.

Hasta normal çalışmasına ne zaman dönebilir?
Yaklaşık iki hafta içerisinde.

Bir üzengi kemiği ameliyatı başarısız olmuşsa  bunun peşinden bir fenestrasyon ameliyatı yapılmakta mıdır?
Bazı çok nadir vakalarda, bir üzengi kemiği ameliyatı başarısızlıkla sonuçlanmışsa, yapılacak bir fenestrasyon ameliyatında yararlı bir sonuç elde edilmesi ihtimali bulunabilecektir.
Üzengi kemiği ameliyatı ile stapedektomi ameliyatı arasındaki fark nedir?
Üzengi kemiği ameliyatında üzengi kemiği çıkarılmaktadır; sadece kemik, iltihaplardan ve engellenmelerden temizlenmektedir. Çok vakalarda, ameliyattan sonra iltihapların yeniden geliştiği görüldüğünden, üzengi kemiğinin alınması ve onun yerine başka bir ek yerleştirilmesinin daha yararlı bir ameliyat olduğu tespit edilmiştir.

Timpanoplasti nedir?
Bu ameliyatta kulakzarında olan zedelenme düzeltilerek veya zar değiştirilerek, işitme duyusu yeniden yerine getirilmektedir. Kulakzarı için kullanılmakta olan tıbbi terim "timpanik zar" dır.

Operatör timpanoplasti ameliyatını nasıl yapar?
Zardaki deliğin kenarıını "mobilize" ederek bunları birbirine dikmekle yetinebilir veya daha genel olarak, zar fazlasıyla zedelenmişse, bunu bir damar nakliyle değiştirecektir: Bu alandaki uzuvların fazlasıyla küçük oluşundan, bu ameliyatlar genellikle büyüteç aygıtı yardımı ile yapılmaktadır.

Timpanoplasti başarılı bir ameliyat işlemi midir?
Eğer alttaki işitme duyusu kemikleri ve iç kulak normal fonksiyonlarını korumuş durumda iseler evet. Alttaki kemikler hastalanmışsa veya iltihaplardan dolayı çalışmaları sınırlanmışsa, zedelenmiş olan kulak zarını düzeltmek faydasız olacak

( 20/7/2008) Kategori: Kulak Burun Bogaz Hastaliklari | Yorum (1) Yorum yaz! Kalici Baglanti

« Önceki Sayfa |1 / 9 |